
Ağustos 2024’te “büyüme” ve “küresel marka olma” hedefleriyle halka açılan Gündoğdu Gıda (#GUNGD), aradan yalnızca 1.5 yıl geçmesine rağmen üretim faaliyetlerini durdurma ve fabrika binası ile üretim tesislerini satma kararı aldığını açıkladı.
Halka arz sürecinde kapasite artışı, ihracat büyümesi ve marka yatırımlarıyla süslenen izahnamelerin ardından gelen bu karar, yatırımcı cephesinde ciddi soru işaretleri yarattı.
Şirket KAP açıklamasında üretimin sonlandırılacağını belirtirken, “ticari faaliyetlere devam edeceğiz” ifadesini kullandı ancak bu faaliyetin nasıl ve hangi modelle sürdürüleceğine dair somut bir yol haritası paylaşmadı.

Gıda devi kepenk kapattı! Dev tesis satışa çıkarıldı
Gıda devi kepenk kapattı! Dev tesis satışa çıkarıldı
Gündoğdu Gıda, hammadde tedarikinde yaşanan zorluklar, artan üretim maliyetleri ve fiyatlama güçlükleri gerekçesiyle gıda üretim faaliyetlerini sonlandırma kararı aldı.
Şirket, ticari faaliyetlerine devam edeceğini bildirirken, Manisa Salihli'deki fabrika binası ve ekipmanları ile Kula'daki güneş enerji sisteminin ilişkili taraf olan GND Süt Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş'ye nakit karşılığı satışı için genel kurul onayına gidileceğini açıkladı.
Üretim maliyetleri ve fiyatlama güçlükleri
Sözcü'de yer alan habere göre, şarküteri ürünleri başta olmak üzere gıda sektöründe faaliyet gösteren Gündoğdu Gıda, üretimi durdurduğunu duyurdu. Şirketin KAP'a yaptığı açıklamada, tarım ve hayvancılık sektöründe hammadde tedarik zorlukları, artan üretim maliyetleri ve fiyatlama güçlüklerinin kararda etkili olduğu belirtildi.

Gündoğdu Gıda Süt Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Zülküf Kopuz
Açıklamada, şirketin üretim faaliyetlerini sonlandırmasına karşın ticari faaliyetlerini mevcut tüzel kişiliği altında sürdüreceği ifade edildi. Manisa'nın Salihli ilçesindeki fabrika binası ve içindeki makine - tesis - ekipmanlar ile Manisa'nın Kula ilçesindeki güneş enerji sisteminin satış ve devrine ilişkin işlem için genel kurul onayı alınacağı; ilgili tebliğ kapsamında belirli pay sahipleri için ayrılma hakkı ve 100 milyon TL üst limit öngörüldüğü kaydedildi.
Satışa ilişkin şu detaylar belirtildi:
"Bu kapsamda, şirketimizin Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan fabrika binası ve içerisindeki makine, tesis ve ekipmanlar ile Manisa'nın Kula ilçesi Esenyazı Mahallesi 115 ada 127 parselde bulunan güneş enerji sisteminin, SPK tarafından yetkilendirilmiş değerleme kuruluşu tarafından hazırlanan 31.12.2025 tarihli değerleme raporlarında belirlenen bedeller esas alınarak, ilişkili tarafımız olan GND Süt Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş'ye nakit karşılığı satışı ve devrine karar verilmiştir.
Değerleme raporlarında belirlenen tutarlar, fabrika binası ve içindeki makine, tesis ve ekipmanlar 284 milyon 195 bin TL, güneş enerji sistemi 29 milyon 500 bin TL + KDV, diğer makine ve tesisler 5 milyon 125 bin TL + KDV, değerleme yapılması zorunluluğu kapsamına girmeyen diğer duran varlıklar 88 milyon 862 bin 930 TL + KDV'dir. Söz konusu işlem, SPK'nın II-17.1 sayılı Kurumsal Yönetim Tebliği kapsamında ilişkili taraf işlemi niteliğinde olup, işlem bedellerinin tespitinde bağımsız değerleme raporları esas alınmıştır.
İşlem, SPK'nın II-23.3 sayılı Önemli Nitelikteki İşlemler ve Ayrılma Hakkı Tebliği kapsamında önemlilik ölçütünü sağladığından genel kurul onayına sunulacaktır. SPK'nın ilgili tebliği gereği 16.02.2026 tarihi itibariyle pay sahibi olup, genel kurul toplantısında söz konusu işleme olumsuz oy kullanarak muhalefet şerhini toplantı tutanağına işleten pay sahipleri ayrılma hakkına sahip olacaktır. Ayrılma hakkı kapsamında şirketimiz tarafından satın alınabilecek paylar için 100 milyon TL üst limit belirlenmiştir. Şirketimiz gıda üretim faaliyetlerini sonlandırmakla birlikte, ticari faaliyetlerine mevcut tüzel kişiliği altında devam edecek olup, elde edilecek kaynağın yeni yatırım alanlarında değerlendirilmesi planlanmaktadır.''"
YATIRIMCIYA HİKAYE Mİ SATTILAR?
Halka arzlarda yatırımcıya satılan şey yalnızca mevcut bilanço değil, geleceğe dair projeksiyon ve sürdürülebilirlik iddiasıdır. Bu noktada temel soru şudur: Halka arz onayı verilirken yalnızca sermaye yapısına ve kağıt üzerindeki finansal tablolara mı bakılıyor? İş modelinin devamlılığı, operasyonel gerçekliği ve uzun vadeli sürdürülebilirliği yeterince analiz ediliyor mu? 18 ay gibi kısa bir sürede üretimi tamamen durdurma noktasına gelen bir şirketin halka arz dönemindeki büyüme projeksiyonlarının ne kadar gerçekçi olduğu doğal olarak tartışma konusu haline geliyor.
Şirket üretimi bırakıp ticarete devam edeceğini söylüyor. Bu, al-sat modeline geçiş, fason üretim, marka lisanslama ya da tamamen farklı bir iş koluna yönelme anlamına gelebilir. Ancak yatırımcı açısından asıl mesele, halka arz edilirken anlatılan hikâye ile bugün gelinen tablo arasındaki farkın nasıl izah edileceğidir. Sermaye piyasalarında güven, en az sermaye kadar değerlidir ve en hızlı kaybedilen unsurdur. Bu tür kararlar yalnızca ilgili şirketi değil, son dönemde hız kazanan halka arz dalgasına yönelik yatırımcı algısını da etkileyebilir.
AMERİKA’DA OLSA!
ABD’de benzer bir durum yaşandığında devreye giren kurum Securities and Exchange Commission (SEC) olur ve halka arz sürecindeki beyanların doğruluğu ile sürdürülebilirlik iddiaları mercek altına alınır. Türkiye’de de benzer vakalar, halka arz onay süreçlerinde denetim kapsamının ve derinliğinin yeniden tartışılmasına neden olabilir. 1.5 yıl önce büyüme vaadiyle gong çalan bir şirketin bugün üretimi sonlandırma kararı alması, piyasada sadece finansal değil, yapısal bir güven tartışmasını da beraberinde getiriyor.

